Ahenk Laboratuvarı
Testler

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar nelerdir?

Ureaplasma

Cinsel temas veya daha düşük ihtimalle kirli parmaklar yoluyla bulaşabilir. Tek başına bir hastalık meydana getirmez. Ancak başka bakteriler ile birlikte kendisini belli etmeye başlar. Pek anlaşılır belirtiler göstermediği için teşhis konulması zordur, ama anormal yumurtalık ağrıları belki bir gösterge olabilir. Hamilelik durumunda farklı belirtileri de olabilir. Vajinal akıntıdan alınan kültür ve mikrobiyolojik inceleme yardımıyla teşhis konulabilir.

Bel soğukluğu (Gonore)

Bel soğukluğu, en sık görülen cinsel yolla bulaşan hastalıktır. Fazlasıyla tehlikelidir. Karın içi iltihaplanmalara, hem erkek hem de kadınlarda kısırlığa ve üreme organlarında apselere sebep olabilmektedir. Annenin bebeğe bulaştırma olasılığı vardır. Hastalık doğum kanalından bebeğe ulaşarak, yeni doğan bebekte körlük ve zatürre gibi hastalıklara sebebiyet verebilir. Hastalığın ilk belirtileri 1 ay içerisinde başlar. Üretral sürüntü ile alınan örneklerden kültür ve mikroskobik incelemeler yapılarak teşhis konulabilir.

Frengi (Sifiliz)

Vücudumuzun tamamında hastalığın sonuçları hissedilir, erken tanı bu nedenle çok önemlidir. Hastalık etkeni bakteri vücuda girdiğinde, vücudun herhangi bir yerinde şişlik ve ağrısız bir yara ile kendini belli etmektedir. Hastalığın ilerlemesi durumunda kişi pek çok riskler ile karşı karşıya kalmaktadır. Hastanın sinir sistemine zarar gelmesi durumunda, körlük ve sağırlık gibi durumlar yaşayabilir. Hastadan alınan kan örneklerinin tahlilleri yapılarak kesin olarak teşhis edilebilmektedir.

Genital uçuk (Herpes)

Kadınlarda oluşan bir hastalıktır. İdrar yollarında çeşitli hastalık ve enfeksiyonlara, menenjite, rahim ağzı kanseri ve düşüklere neden olabilmektedir. En büyük belirtisi de kadın üreme organında kaşıntı ve ağrılı uçuğa benzeyen içi sıvı dolu lezyonlar ve sivilceler tarzında görülebilmektedir. Bunlar kaşıntı da yapabilir ve çok ağrılı-yangılı yaralara dönüşebilir. Bir süre sonra kendiliğinden de iyileşebilir ancak tekrar etme riski de bulunmaktadır. Genital uçuk problemi yaşayan kadınların hemen bir uzmana başvurmaları, erken teşhisin kan ve lezyon bölgesinden alınacak örneklerle tahlilleri yapılarak tedavi olmaları gerekmektedir.

Klamidya

Bu hastalığın en zararlı yönleri erkekte ve kadında kısırlık ve üreme organlarındaki apselere neden olmasıdır. Kadınlarda kendini sarı köpüklü gelen bir akıntı ile belli etmektedir. Ayrıca kadınlarda karın içinde iltihaplanmalara da neden olmaktadır. Bu sebeple klamidya hastalığı olan kadınlar da kısırlık görülebilmektedir. Erkekler ise yanmalı idrara çıkma ve sarı akıntı ile kendini gösterir. Bu durum erkeğin sperm miktarını ve kalitesini de etkileyebilir. Başta üretra olmak üzere genital bölgelerden alınan örneklerden ve kan örnekleri yardımıyla teşhis konulabilmektedir.

Hepatit B (Sarılık)

Hepatit B, halk arasında "Sarılık" adında anılmaktadır. Kan yolu ve cinsel ilişki sebebiyle bulaşabilmesinin yanında su ve besinler ile de buluşabilen sarılık tipleri vardır. Hepatit B kan yolu ve cinsel yollarla bulaşan bir hastalıktır. En önemli belirtileri, karaciğerde büyüme ve hassasiyet, normalden daha sarı veya koyu renkli idrar, şiddetli ateş ve kusmadır. Hepatit B’nin kesin bir tedavisi yoktur ancak vücudu güçlendirici tedaviler ile hastalığın zararı azaltılabilmektedir.

Hepatit C

Hepatit C virüsü (HCV) enfeksiyonu ile oluşan bir karaciğer hastalığıdır. Bu hastalık bir hafta süren küçük bir hastalıktan, ömür boyu süren ağır bir hastalığa kadar değişiklik gösterebilir. Hepatit C (HCV) çoğunlukla kan yolu ile bulaşır. Hepatit C’nin cinsel yolla bulaşma riski düşüktür. Genel olarak çoklu cinsel birliktelikleri olan kişilerde yaygındır.

HIV – AIDS

HIV, cinsel temas ve kan yolu ile bulaşan bir hastalıktır. AIDS, HIV nedeniyle insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan bulaşıcı bir hastalıktır. AIDS tedavisi tam olarak bulunmamış bir hastalıktır ve hücrelerimizi enfekte ederek bağışıklık sistemini çökertir, vücudumuzu bütün hastalıklara karşı daha korunmasız hale getirir. AIDS, HIV enfeksiyonunun son aşamasıdır ve bu süreçte ölümcül enfeksiyonlara ve kansere sıklıkla rastlanır. HIV virüsü vücuda girdikten 3 ay sonrasında yeterince antikor salgılandıktan sonra ELISA testi ile saptanabilmektedir. Bazı durumlarda HIV virüsü taşıyan kişide hastalık yaşanmayabilir. Ancak bu virüsü taşıyanlar hastalığı bir başkasına bulaştırabilirler.

AIDS tanısı koymak için birkaç alternatif test vardır. Şüpheli ilişki veya temastan sonra, pozitifleşme sıralamasına göre testlere bakacak olursak, ilk uygulanabilecek test HIV RNA testidir. HIV RNA testi şüpheli temastan sonra 10. günden itibaren yapılabilir hale gelir. Testte direkt olarak HIV virüsünün RNA’sı saptanır. 3-6. haftalardan itibaren antijen ve antikor ölçümü yapılabilir. Şüpheli cinsel temastan sonra, Anti HIV Combi (p24 Ag+1/2 Ab) testine 1-2 hafta arayla en az 2 sefer bakılması gerekir. Bu testlerin, özel eğitim almış personeli bulunan, bu teste özel cihazı olan, deneyimli ve akredite bir laboratuvarda yapılmasına dikkat edilmelidir.

Kanda;

AIDS (Anti HIV Combi (p24Ag+1/2Ab)

Hepatit B (HBs Ag)

Hepatit C (Anti HCV)

Genital Herpes Simplex (HSV Tip 2 IgG-IgM)

Sifiliz (Frengi) (VDRL,TPHA)

Klamidya ( Chlamydia trachomatis) Ig A,G,M

Candida IgA, IgG, IgM

İdrardan veya varsa üretral akıntıdan kültür ve mikrobiyolojik inceleme;

Klamidya ( Chlamydia trachomatis)

Mycoplasma

Ureaplasma

Candida

Trichomonas vaginalis

Bakteriyel vajinosiz (Gardnerella vaginalis)

Gonore, Bel soğukluğu (Neisseria gonorrhoeae)

Lezyon veya siğil varsa (lezyonlardan alınan parça veya swapta);

HPV DNA (Human papillomavirus, Genital Siğil)